- Aidat ve bağışlarınızı Akbank Beşyüzevler Şubesi, TR89 0004 6006 4388 8000 1013 15 nolu hesaba yatırabilirsiniz.
Duyurular

3 Mayıs saat 19:30-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda   "3 Mayis Ruhu " konulu konferans olacakdır.

Konuşmacı: Arkeolog-Tarihci Sayın Adil YILMAZ


Ural Eğitim Kültür ve Stratejik Araştırmalar Derneği tarafından 29-eylül 2016-cı yılında saat 19-da Hoca Ahmet Yasevi anlamak koferası olacakdır.Konuşmacı Erdoğan Aslıyücel Ahmet Yasevi Vakfı başkanı .Her kes davetlidir.

 


Ural Eğitim Kültür ve Stratejik Araştırmalar Derneği tarafından 22-ağustos 2016-cı yılında saat 18-de Ebulfez Elçibeyin ölüm yıldönümu ilgili toplantı olacakdır.Her kes davetlidir.


6-Ekim saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda GAGAUZ (GÖKOĞUZ) Türkleri  Dünü-Bügünü - Yarını konferansı olacakdır.

Konuşmacı: Gazeteci - Akademisyen Sayın. Ağası Hun Mammadli


20-Ekim saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda TÜRKLÜĞÜMÜZ, KİMLİĞİMİZ: TARİHİ VE EDEBİ BELGELERDE konferansı olacakdır.

Konuşmacı: Akademisyen Sayın. Doç.Dr. Rövşen Alizade

İstanbul Aydın Universitetisi Öğretim Üyesi

Her Kes Davetlidir


27-Ekim saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda Türk Tarihinin Arkeolojik  Kaynakları konferansı olacakdır.

Konuşmacı: - Akademisyen Sayın. Arkeolog-Tarihçi Adil Yılmaz 


3-Kasım saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda  "25. Yılında Azerbaycan Bağımsızlık Mücadelesi ve Güney Azerbaycan'a Etkileri" konulu konferansımıza teşriflerinizi rica ederiz.

Konuşmacılar Bütöv Azerbaycan Birliği  Başkanı Sn. Agil SAMEDBEYLİ ve GAMOH Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Bulut ALEMDAR"ın 


10-Kasım  saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda ÖLÜÖNE- ile baştan sona sibirya toprakları - halkları - inanışları konferansı olacakdır.

Konferansımıza teşriflerinizi rica ederiz.


24-Kasım  saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda ATATÜRK VE TÜRK DÜNYASI konferansı olacakdır.

Konuşmacı: Doç.Dr. Ercan Karakoç

Yıldız Teknik Üniversitesi oğretim üyesi

Konferansımıza teşriflerinizi rica ederiz.

 


26-Kasım  saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneği tarafından düzenlenecek 

"Kıbrıs Müzakerelerinde Son Durum" konulu konferans olcakdır.

Konuşmacı: Prof. Dr. Sayın. Erhan ARIKLI

KKTC - Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkan

Yer

Yenidoğan Mahallesi Yayla Sokak No:2\ B Bayrampaşa

Bayrampaşa Belediyesi Kültür Merkezi 

Konferansımıza teşriflerinizi rica ederiz.


1-Aralık saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda  "Kırgızistan'da 10 Gün - Gezi İzlenimleri" konulu konferansı olacakdır.

Konuşmacı: Dr. Baki Dökmeci 

Yer

Yenidoğan Mahallesi Rüzgar Sokak No:3\ B Bayrampaşa

Konferansımıza teşriflerinizi rica ederiz.

 

 

 


8-Aralık saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda "Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyetine Geçiş Süreci" konulu konferans olacakdır.

Konuşmacı:Sayın Doç. Dr.  Ahmet Zeki İZGÖER

Yer

Yenidoğan Mahallesi Rüzgar Sokak No:3\ B Bayrampaşa

Konferansımıza teşriflerinizi rica ederiz.


22-Aralık  saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda  "Tarih Perspektifinden İran Türklüğü" konulu konferans olacakdır.

Konuşmacı: Yrd.Doç. Dr. Babek CAVANŞİR

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi


12- Ocak saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda "Ölüm Kampı: Belene" konulu konferans olacakdır.

Konuşmacı: Belene Zulmünün canlı şahidi ve zulmün mağduru Sn. Sabri İskender 


19- Ocak saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda  "20 Ocak Katliamı" konulu  konferans olacakdır.

Konuşmacılar: Yeditepe Üniversitesi bölüm başkan yardımcısı Yrd.Doç.Dr. sayın Arıf Acaloğlu,Gazeteci-Yazar sayın Ağasi Hun MAMMADLİ ve GMOH-yönetim kurulu üyesi sayın Bulut Alemdar.


2-Şubat saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda  "Irak Türkmenleri (Dünü-Bugünü-Yarını)"  konferans olacakdır.

Konuşmacı: Türkmeneli İnsan Hakları Derneği Başkanı Sayın Savaş AVCI.

 


9-Mart saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda "Sultan Galiyev ve Sovyetler Dönemi Turancılık Hareketi konferans olacakdır.

Konuşmacı: Araştırmacı - Yazar Sayın Erol CİHANGİR

Yer

Yenidoğan Mahallesi Rüzgar Sokak No:3\ B Bayrampaşa

Konferansımıza teşriflerinizi rica ederiz.

Saygıyla

Ural Eğitim Kültür ve Stratejik Araştırmaları Derneği


26-Şubat  saat 12:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneği tarafından düzenlenecek 

Tarihin Kara Lekesi "HOCALI SOYKIRIMI"  konulu konferans olcakdır.

Konuşmacılar: Yrd.Doç.Dr. Arif Acaloğlu- Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi

 Doç.Dr. Rövşen Alizade- İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi

 Agil Samedbeyli- Bütov Azerbaycan Birliyi Yönetim Kurulu başkanı

Yer

Yenidoğan Mahallesi Yayla Sokak No:2\ B Bayrampaşa

Bayrampaşa Belediyesi Kültür Merkezi 


23-Mart saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda   "Doğu Türkistan Ekseninde Türkiye-Çin İlişkileri konulu konferans olacakdır.

Konuşmacı:  Sayın Yrd. Doç.Dr. Ömer KUL

İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Merkezi Müdür Yardımcısı


30-Mart saat 19:00-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda   "1.Dünya Savaşında İzmir Savunması" konulu konferans olacakdır.

Konuşmacı:  Sayın Araştırmacı-Yazar Celal Öcal


13-Nisan  saat 19:30-da Ural Kültür Eğitim ve Strateji Araştırmalar Derneğinin Ferit Tunca Önder konferans salonunda   "Küresel Para Savaşları " konulu konferans olacakdır.

Konuşmacı:  Doç.Dr. Ramazan Kağan Kurtoğlu

- İstanbul Aydın Üniversitesi İİBF – Uluslararası Ticaret Bölüm Başkanı


İstanbul Hava Durumu
Etkinlik Takvimi
Anket
Derneğimizin Çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz?


 
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 3,8792   3,8862
EURO 4,5760   4,5842
       
Özlü Sözler
''Kibar bir insan dürüstlüğü anlar, sıradan bir insan ise çıkarını anlar.'' * Konfüçyus
Sponsorlarımız
Sitemizi Tavsiye Ediniz
Sitemizi arkadaşlarınıza tavsiye ederseniz memnun kalırız.
 
  
Ziyaretçi Bilgileri
Bugün: 33
Dün: 187
Toplam: 452925
Arap Ziyafeti
 
 

Terane Fazilkizi

Gazeteci-Yazar

Arap Ziyafeti

Eğitimden axsadığıma göre, sekkizilliyi bitirip, akşam okulunda okumaya başladım. Fakirlik yüzünden akrabaların yardımı ile zengin Arap ailesinde dayelik ediyordum. Tay-tuşlarımdan farklı yaşam tarzım beni sıksa da, taleyimle barışmışdım. Baktığım bebek yaklaşık yedi-sekiz aylık olurdu. İlk aylar zorluk çeksem de, gittikçe bebek ile birbirimize isinişirdik. Bazen akşama yakın eve gitmemi duyan bebek ağlıyor, küçük toppuş ellerini inatla bana doğru uzatıyordu. Sevginin ben memnun halde Arap kadınına bakar, bununla da ona: "görürsünüz de, çocuklar beni nasıl çok istiyor", demek istiyordum.

Hanım'ın iki kızı vardı. Büyük kızın adı Meryem, ben baktığım bebeğin adı ise Leylak idi. On bir yaşında qıvrımsaçlı, yüzü kahverengiye çalan, gözleri cıva gibi oynayan Meryem olmazın oyunlardan çıkıyor, beni taciz ederdi. Ailede benden başka herkes Arapça ve İngilizce konuşuyordu. Ama bu, işləməyimə, bebek ile ünsiyyətimə engel değildi. Meryem, özellikle de ana-babasının evde olmadığı zamanlar bin bir oyundan çıkıyordu; kah saçımı yolub kaçar, ani yüzüme tükürür, bağırır, bazen de elini kolunu üstüme ölçerek Arapça bir şeyler söylerdi. Böyle zamanlarda ben bebeği göğsüme sıkıp melul-melul evin hanımına bakıyordum. O, kızına bir şey der, başa salardı. Elbette, kızını dayənin ayağına vermiyordu. On altı yaşım olsa da, çekingen ve korkak idim. Defalarca işimi bırakıp gitmek istesem de, məvacibimin fazla olmasını, ailemizin durumunu düşünüp fikrimden daşınmışdım.

Sınıf arkadaşlarımı görünce, onlara paxıllığım tutardı. Beni görmesin diye, onlardan kaçıp gizlənərdim ...

Evin hanımı süslenip-düzənməkdə, giyinip-keçinməkdə idi. O, bədənnüma aynanın önünde Meryem'in saçlarını örüyor, bazen de, aynada kendine bakıp gülümsüyordu. Çemberleme, kıvrım-ince hanıma kıyafeti çok yaraşırdı. Bu yanıp yanan libasda, altını salkım küpeler o, doğu nağıllarındakı prensese benziyor. Belindeki enli altın kemer ona güvəncli görkem verirdi. Ben kapıya yaslanıp, ev sahibesine hayranlıkla bakıyordum. O, memnuniyetle benim de, balacanın da konuk gideceğini bildirdi. Artık bebek yaşyarımlıq idi. Küçük paltarımın eteğini sıkılaştırır, sanki onu da geyindirməyimi ısrar ediyordu. Hanım'ın yasemene seçtiği kıyafeti giydirip ortalığa çıkardık. Saçları renkli lentlərlə birikmiş bebek benekli böceğe benziyordu. Onlar sırayla büyük aynanın önünde dans ediyormuş gibi, devre vurdular. Olmayarak kendime nazar ettim. Yuyulmaqdan bozarmış, nimdaş elbisem bakıp üzüldüm. Görkəmimdən miskinlik yağıyordu. Ziyafete gitmek istemiyordum. Hanım'ın kocası Habib bey çocuğu alıp aşağı düşmeyi emretti. Qeherden, pərtlikdən boğularak, bebeği kucağıma alıp bahçeye düştüm. Aracı saran Arap şerqisi rüzgarın vıyıltısına ve ötüşən binalara karışıp üzüntü gibi kalbime çökürdü. Allah'a yalvarıp dua ediyordum ki, yol uzun, menzil başı görünmez olsun ...

Uzun boylu, kırmızı kapıdan içeri girdiğinde, məyusluqdan ve heyecandan kalbim şiddetle çarpmaya başladı. Ömrümde görmediğim bir yere düşmüşdüm. Bu güllü-çiçekli, beyaz mermer sütunlu imarete, heyet-bacaya baktıkça, okuduğum masallar yadıma düşürdü. Sürücüler ağalarına ve onların hanımlarına makineden düşmekte yardım ediyorlardı. Fevvareli mermer havuzda renkli balıklar yüzüyordu. İri kafesin bir köşesine sığınmış tavus kuşları başlarını kanatlarının altına aldı gizletmişdiler. Gözüm dört olmuştu. Çünkü böyle lüksü, cah-şânı şimdiye kadar görmemiştim. Gelen misafirleri karşılayan hizmetlilerin, ev sahiplerinin canfeşanlığı kalbimi sıkıyordu. Mazlum-mazlum durup onlara tamaşa ediyordum. Sonunda herkes yerbeyer oldu. Beni büyük aydınlık bir zala ötürdüler. İçeri kadın ve çocukla doluydu. Sıkılabilir-sıkılabilir kapının kenarında durup etrafa göz gezdirdim. Kendime yer arıyordum. Çeşitli dil konuşan kadınlar, hay gürültülü çocuklar, büyük halının üstüne dağılmış renkli oyuncaklar ... kısacası, ağız diyeni kulak eşitmirdi. Başım gicellendi. Kendimi güçle ele alıp, odanın kapı tarafındaki köşede yumuşak iskemleye çöktüm. Bebek kucağımda idi. Biraz sakitləşmişdim. Heyecanım aşmak geçmişti. Çevresi süzer, ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Sarayın hizmetçileri iri sinilərdəki çeşit çeşit yemekleri, tatlıları, meyve sularını bir uçtan yol sofralara düzürdülər. Arada boyun-boğazları, yüz gözleri pırıl yanan, ədalarından yer yarılan hanımlar içeri girip gözucu çocuklarına bakıyor, dayələrə danışmanlık verip gidiyorlardı. Bazı dayelerin yüzüne yeme içme bolluğundan mutluluk çökmüştü. Onlar avurtlarını abartarak yiyor, meyve sularını qurtaqurtla içirdiler. Sanki yılların açlığı vardı canlarında. Bazıları arada hanımlardan gıybet ediyor, mevacibin azlığından gileylənirdilər.

Hala qucağımdakı bebek ile hafifçe oturup onları seyrediyordum. Birden ağzındaki lokmayı tam udmamış şişman bir hemşire bana yaklaşıp caniyananliq eledi:

- Bebeği bırak oynasın, ne qucaqlamısan, ele bil, avtobusdasan. Gel sen de bir lokma ekmek ye !. - Sanki, keyimişdim. Başımı sağa sola tərpətdim. Yani, istemiyorum. Birkaç dakika sonra, başka bir hemşire bana yaklaştı. Ona da "hayır" deyip, başımı küçük Yasəmənin sırtında gizletdim. Çocuk da benim gibi hürkmüşdü, sesini çıxartmırdı. Yarım saatten fazla idi ki, böylece oturuyorduk. Dayələr ise menden el çekmek istemiyordu: "Ay kız, yetimsən?", "Çocuk evinden geldin?", "Hanımın seni nereden alıp?" ....

Verilen sorular ruhumu ezip beni manen öldürüdü. Başımı Yasemenin sırtına koyup ağlıyordum. Aslında, bu ağlamak değildi. Bütün varlığımla, yüreğimle hayatıma isyan ediyordum. Ben doğduğum güne, yaşadığım ortama, insanlara, her şeye nefret ediyordum. Genel alıp kaçmak, tenha bir yerde ölmek istiyordum. Birden Leylak ağlamaya başladı. Ele bildim ki, çocuk sevk doğal üreyimdekileri duyup. Onun ağlamayı beni kendime iade etti. Ben çocuğu öpüp yatıştırır, yanağımdan akan gözyaşlarını ehmalca silirdim ...

Kaynak: Kulis.az

 


03.05.2017 Okunma Sayısı: 649



Yazdır

 

 DİĞER HABERLER





















Üye Giriş Paneli
E-posta:      
Şifre:        
Şifremi unutum
Başkan'ın Mesajı
Aidat Borcu Sorgulama
   
 
Köşe Yazıları
Doç.Dr. Dilaver Ezimli Bakü Devlet Üniversitesi öğretim üyesi
...

Doç.Dr. Dilaver Ezimli Bakü Devlet Üniversitesi öğretim üyesi
...

Son Ziyaretçi Yorumları
Akın Sezer
Saygı değer dernek yöneticileri ve hemşerilerim yaklaşan yeni yılınızı kutlar, yeni yıl Kırşehirin kaderini kırarak göç veren bir il değil kendi kendine yeten, eğitimde geleceğine güvenle bakan bir il statüsünde görmek dileğiyle tüm Kırşehirlilerin yeni yıllarını kutlar saygılar sunarım

Ersoy Gezer
Sayın başkanım ve değerli üyeler çalışmalarınızda başarılar dilerim bir kırşehirli sanatçınız olarak yanınızda oldugumu belirtir tüm kırşehirli hemşerilerime sevgi ve saygılar sunarım

Gürsel Tek
Siteniz çok güzel olmuş emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.


Tüm ziyaretçi yorumları için tıklayınız.
Günlük Gazeteler
Sponsorlarımız